Payitaht Halil Halid Gerçek Hayatı? Tarihte kimdir?

/ 25 Ekim 2018 / / yorumsuz
Payitaht Halil Halid Gerçek Hayatı? Tarihte kimdir?

Halil Halid kimdir? Payitaht Abdülhamid dizisindeki Halil Halid Paşa’nın mezarı nerede? Payitaht Abdülhamit yeni sezona bomba gibi başladı. Bir önceki sezonda Cuma günlerinin reyting şampiyonu dizi, yeni sezonda da reytingleri alt üst etmeye aday. Yeni sezona 55. Bölümle başlayan Payitaht Abdülhamit’e Gürkan Uyugun’un canlandırdığı Halil Halid Bey katıldı. Kuzey Afrika ve İngitere’de Osmanlı adına önemli işlere imza atan Çerkes Şeyhizâde Halil Halid Bey, bir zaman Abdülhamid Han’a muhalefet etmiş, ama Jöntürklerin ihanetini görünce Sultan Abdülhamid’in yanında yer almıştı. Peki tarihte Halil Halid kimdir? Halil Halid nerede doğdu ve kaç yılında vefat etti. Halil Halid’in mezarı nerede?

Payitaht Abdülhamid Halil Halid gerçekte kimdir? Payitaht Halil Halid Gerçek Hayatı

Payitaht Halil Halid Gerçek Hayatı. Halil Halid kimdir?  Halil Halid Bey, Orta Asya’dan  Çankırı’ya göç eden bir ailenin çocuğu olarak 1869’da doğmuştur. Küçük yaşta babasını kaybedince amcası  Mehmet Tevfik Efendi ile önce Ankara’ya sonra İstanbul’a gelir. Bir süre rüştiye okuluna devam ettikten sonra Küçük Ayasofya Camii medresesine kaydını yaptırır ve beş yıl sonra bu medreseden icazetname alır. Yeni Osmanlılarla görüşmesi hafiye takibine uğramasına neden olur  ve 1894’de İngiltere’ye gider.  Fakat İngiltere’de Jön Türklerin çalışmalarından rahatsız olur ve Abdülhamit’e bir mektup yazar. Londra’daki Osmanlı elçiliği Halil Hamid ile temas kurarak İstanbul’a dönmesi durumunda affedileceği ve kendisine yardım edileceği taahhüt edilir.

İstanbul’a gelen Halil Halid, umduklarını bulamaz, Abdülhamit ile görüşmek ister ama görüşme isteği saray tarafından reddedilir. Halil Hamid, büyük bir hayal kırıklığı yaşayarak tekrar İngiltere’ye gider. Geçimini sağlamak için Londra’da Selim Faris’in çıkardığı Hürriyet gazetesinde yazı yazmaya başlar. İslam dünyası ve Müslümanların sorunlarıyla ilgili yazdığı yazılar, gazetenin sahibi ve başyazarı Salim Faris’in tepkisini çeker ve kendisinden Abdülhamit’i eleştiren yazılar yazması istenir. Halil Halid bu teklifi reddeder ve gazeteden ayrılır. Çünkü ona göre mesele Abdülhamit değildir. Resmin tamamını görmek gerektiğini, Avrupalıların İslam dünyasını sömürgeleştirmek için çalıştıklarını, Tanzimat, Islahat, Meşrutiyet, demokrasi, özgürlük gibi fikirlerin arkasında başka niyetlerin olduğunu Hindistan’da Müslümanların çıkardığı bir gazeteye yazar.

Halil Halid bu düşüncelerinden Abdülhamit haberdar olur ve Bab-ı Ali tarafından İngiltere konsolos yardımcılığına atanır. Fakat Osmanlı’nın İngiltere baş konsolosu Antopolu Paşa’nın İngiltere hükümeti ile girdiği ilişkiden rahatsız olarak görevinden istifa eder. Görevde kaldığı süre içerisinde Abdülhamit’e İngilizlerin Ortadoğu ve Balkan politikaları üzerine iki rapor hazırlar.

Bir şarkiyatçı dostunun yardımıyla Cambrige Üniversitesi’nde Türkçe hocalığına başlar ve bu görevini 1897’den 1911’e kadar sürdürür. Üniversite’de ders veren ilk Osmanlı vatandaşı olur ve “Üstad-ı Ulum” unvanını alır. Bu görevi sırasında Avrupalıların İslam dünyası üzerine yaptıkları sosyal ve kültürel politikaları inceler ve sultan Abdülhamit’e bu politikalarla ilgili mektuplar yazar. Mısır, Sudan ve Cezayir’e seyahatlerde bulunur. Sudan hatıratı adlı eserinde Hartum ile Darfur arasındaki etnik çatışmaların gereksiz olduğunu Afrika kökenli Fur ve Arap kabilelerin birbiriyle savaşmak yerine emperyalizme karşı mücadele etmeleri gerektiğini 1905’de belirtir. Mısır’daki Müslümanların dini ve sosyal faaliyetlerde bulunması için dernekler kurmaları gerektiğini Ezher’in gücünü kaybettiğini ileri sürer. Cezayirli Müslümanların Fransızlarla mücadele ederken diğer emperyalist devletlerden yardım almamalarını İslam dünyası ile yakınlaşarak kendi öz kaynakları ile mücadele etmeleri gerektiğini açıklar.

İngiltere’de bir cami açılması için girişimlerde bulunur, caminin inşaatına başlanır ama İngiliz hükümeti camiyi kapatır ve yardımlara el koyar. Bu olay üzerine görevinden istifa eder ve kaçırdığı paralarla önce Mısır’a gelir ve yardım parasını Kahire’de yapılan bir camiye verir.

Said Halim Paşa’nın teklifi üzerine İstanbul’a gelir ve İttihat ve Terakki’nin Ankara mebusu olarak meclise girer. İttihatçılarla görüş ayrılığına düşmesi üzerine Said Halim Paşa tarafından Bombay Başkonsolosluğuna atanır. İngiltere, Halil Halid Beyin “Pan-İslamist faaliyetleri”nin rahatsızlık verici olduğunu Bab-ı Ali’ye iletir. İstanbul hükümeti Halil Halid’i I. Dünya Savaşı’nı bahane ederek geri çağırır ve Darulfünun’a muallim olarak atar.

Halil Halid Bey inzivaya çekilir ve İstanbul’daki evinde sessiz bir şekilde 1931’de vefat eder.

Halil Hâlit Bey’in telif ve tercüme olmak üzere çok sayıda kitap ve makalesi bulunur. Uzun yıllar İngiltere’de kalması ona Batı dünyasını iyice tanıma imkanı sağladığı.  Osmanlı Devleti ile İslam dünyası aleyhine yapılan çalışmaları da yakından takip etme fırsatını vermiştir.  Bu sebeple eserlerinin çoğunda bu konuları işleyerek Osmanlı’ya ve İslam alemine yapılan saldırılara karşı koymaya çalışmıştır. Yerli gazete ve dergilerdeki yazılarının yanında Times başta olmak üzere yabancı yayın organlarına yazdığı makaleleriyle de bu müdafaalarını sürdürür.  Halil Hâlid Beyin gerek kendisi gerekse eserleri Osmanlı topraklarının yanında İslam dünyası ve Batı aleminde de ilgi ve heyecanla karşılanır.

Payitaht Halil Halid Gerçek Hayatı bu şekilde olan karakteri ise Gürkan Uygun canlandıracak.  Payitaht Abdülhamit her Cuma TRT1 ekranlarına gelmektedir. Kaçırırsanız Payitaht Abdülhamid tekrarı makalemizden tekrarları hangi günler yayınlanıyor öğrenebilirsiniz.



Benzer Konular